250 Bin Dolara Devletin Yeniden Yapılanması

250 Bin Dolara Devletin Yeniden Yapılanması

4 Ocak 2020 0 Yazar: Yunus Ekşi

Daha önce İstanbul’da yeraltı treni ve otobüs duraklarında Çince yazılar yazılarak bir süreç başlatılmıştı. Ancak Çin’in Doğu Türkistan topraklarını işgali ve orada asimilasyon uygulamaları nedeni ile Türk milletinin nefretini çekmiş,  yazılmış Çince tüm yazılar halk tarafından sökülmüştü.

 Bu Çin sevgisi ve algı oluşturma çabası sonuç vermemişti.  Şimdi Türkiye ile Çin arasında korunmak istenilen bir ticari ilişki var. Bu diş ticaret Türkiye’nin aleyhinde olup;  Türkiye’nin 2018 in 6 ayın da Çin’e yönelik ticaret zararı 20 milyar 435 milyon doları buldu. ABD’nin bu tarihlerde ki Çin’le yaptığı ticaret açığı ise 350 milyar olup, ABD ticaret savaşları ile bunu 100 milyar$ düşürmeye çalışıyor.

Şimdi Türkiye’de bazı önerilerle karşılaşıyoruz. Buda Türkiye’nin ABD gibi Çin ürünlerine kota yükseltmesine gitmeden, Çin yönetimi ile görüşmeler yapılarak; Çin sermayesinin Türkiye’ye gelmesi sağlanabilir deniyor.

Zaten sürekli gündemde tutulan bir tasarruf açığı yalanı ile dışarıdan para gelmesinin kurtarıcı olarak görülmesi felce uğramış iktisadi anlayışın ürünü. Bu zihniyet, Çin’in bu ABD dolar rezervini bu kadar arttırmasındaki devletin fonksiyonunu görmezden gelmelerinin sonucu ayrı bir makale konusudur.

Eğer mevcut iktisadi modelin zihinsel bağımlısı ve zihinsel kölesi haline gelmiş iseniz, alternatif ve kendi değerlerinizden hareketle yeni bir sistem kurmak gibi bir öneriniz olmaz.

Çinin elindeki birikmiş 3 trilyon 105 milyar dolar gibi çok ciddi bir rezerv var. Çin Küresel sistemin yeniden yapılanmasında elinden bu parayı altına, maden kaynaklarına ve özellikle Afrika’dan tarım toprakları alarak, sermaye transferi yapmaktadır. Bu sermaye Çin devleti tarafından Ulusal bir proje olarak İstenilen ülkelerde istenilen stratejik konulara göre yönlendirilerek ülke ekonomilerine Çin şirketleri sahip olmaktadır.

Türkiye’de çıkartılmış bir yasa olan 250 bin $ ile Türk vatandaşı olmak, bu topraklara ortak olmak, Çinin iştahını kabartmıştır.

Türkiye’de önce bir banka açmakla gündeme gelen Çin, üçüncü köprünün satın alınması, Kanal İstanbul’un yapılması gibi büyük projeler için, büyük sermayelerin transfer edilmesiyle, Türk ekonomisi sermaye ihtiyacı gerekçesi ile Çin sermayesi İstanbul ve Türkiye’yi işgal edebilir.

Türkün olmayacağı kesin olan ekonomik bir devletin, nasıl 250 bin dolara yeniden kurulmaya çalışılıyor?

Çinlilerin İstanbul ve Türkiye istilası başlıyor. Çinliler ahlaksız tekliflerle inşaat ve emlak şirketlerinin kapısını çalıyor.

Gayrimenkul uzmanı Tebernüş Kireçci ‘’1) Çinlilerin İstanbul istilası başlıyor. Dört koldan gayrimenkul sektöründe görüşmeler yapan Çinliler 100 bin doların altında evlerin vatandaşlık alabilmeleri için 250 bin dolar üzerinden fatura edilmesini istiyor.

2) Her türlü vergi yükünü karşılamaya hazır olduklarını ifade eden Çinlilerin amacı vatandaşlık. Böylece Türkiye’nin 250 bin dolara sattığı vatandaşlığı 150 bin dolar mertebesinde mal edecekler.

3) Amaçları her mahalleye bir Çin mağazası açmak. Sonrasında ise ticareti ele geçirmek. Aynı zamanda her mahallede bir dükkan ya da mağaza almak da planları arasında.

4) Gayrimenkul sektörüyle uydu kent kurmak için de görüşmeler yapan Çinliler ilk etapta 10 bin konutluk daha sonra ise 50 bin konutluk proje gerçekleştirmek istiyorlar.

5) Çinlilerin uzun vadeli hedefi İstanbul’da1 milyon, Türkiye genelinde ise en az 10 milyon nüfusa ulaşmak. Yeni İpek Yolu’nun geçtiği tüm kentler, İskenderun, Antalya,  İzmir ve Trabzon gibi liman kentleri öncelikle tercihleri.

6) Çinlilerin araştırma yaptığı bir diğer konu ise finansal açıdan sıkıntıda olan inşaat şirketleri. Amaçları portföydeki ev, mağaza ve ofislerle birlikte şirketi komple satın almak.

7) Yüksek banka borcu olan şirketler Çinlilerin tekliflerine sıcak bakıyor. İkinci elde Çinlilere satmak için ev toplayan şirketler bile var.

8) Çinliler asıl istila operasyonunu arsa ve arazide yapacaklar. İstanbul, Trakya, Yeni İpekyolu’nun geçtiği kentlerde ve liman şehirlerinde buldukları arsa ve araziyi satın alacaklar.

9) Bu oyunun ikinci perdesi olacak. Soru şu: 250 bin dolara vatandaşlık verilen Çinliler 10 milyar dolar ile arazi toplarsa hangi kanunla bu engellenir? Türkiye’nin parsel parsel Çinlilere geçmesi seyir mi edilir?

10) Bin yılın en büyük istilası resmen başlıyor. Üstelik bu istilada hiç bir etik kural yok. Ticari kural hak getire.’’

Tebernüş Beyin bu endişelerine aynen katılmakla beraber, devletin yeniden yapılanmasına yönelik bu kurgu, Türk milleti için bir beka sorunu oluşturmaya şimdiden başlamıştır.

Şimdi birileri çıkar ‘’para gelsin de nereden gelirse gelsin’’ derse, bizde şöyle deriz; İktisat Hareketi olarak; Çin devletinin yaptığını biz daha iyisini yapabiliriz.

Ülkemizde devletimiz para sahibi değildir.  Bu durum devletin bağımsızlığını tehlikeye düşüren ciddi durum olduğunun ısrarla söylüyoruz. Siyasetin bu konudaki duyarsızlığı, beceriksiz ve çapsız ekonomistlere sahip olunmasındandır.

Devletin parasal bağımsızlığını savunan iktisat hareketi;  siyaset üstü ortaya koyduğu programı ile ticaret gölgesi altına ülkeyi istila edecek olan sermayenin vebalini,  bu konuda duyarsız kalan iktidarı ile muhalefeti ile siyaset taşıyacaktır.

Görünen o ki siyaset de yeni bir iktisadi model olarak; milli ve yerli bir değer sayımın ivedilikle işlerlik kazandırılması şarttır.

İktisat Hareketi, bunun gerçekleşmesi için temel prensip olarak; Türk devleti, millet adına parasal egemenliği anayasal bir düzenlemeyle eline geçirecek. Ardından yeni bir para kredi sistemini kurgulanmasıyla Türk devleti; Borca Dayalı Para Sitemini lağvedilmesi gerekir.

Selam ve dua ile…

Yunus EKŞİ