Blockchai̇n Teknoloji̇si̇ Mi̇lli̇ Para İçi̇n Kullanılmalı

Blok zinciri anlamına gelen Blockchain, son zamanlarda sanal para türevleri ile birlikte gündeme gelmeye başladı.

Özellikle bir kaç yıldır, fahiş şekilde artan Bitcoin fiyatları, konuya ilişkin ilgiyi daha da arttırdı. Bunda yazılı ve görsel medyanın da payı büyüktür. Belli bir merkeze bağlı olmayan sanal paralar, son derece güvensiz platformlar olan Sanal Para Borsaları üzerinden dünyaya arz ediliyor. Bu platformları kontrol edenlerse; Blockchain teknolojisi’nin kayıt ve şifreleme kabiliyetleri üzerinden itibar oluşturma ve güven kazanmanın hesabını yapıyorlar.

Blockchain teknolojisi, her ne kadar Bitcoin ve türevleriyle gündeme gelmişse de; geçmişten günümüze gerek parasal, gerekse kaydi işlemlerin güven içinde gerçekleşmesini sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir. Bu bakımdan kullanılması ve geliştirilmesi zaruridir. Bu metodla, kayıtların muhafazasına üst düzey bir imkan sunulur.

Hak ve Batıl birbirinden ayırt edilmelidir.

Burada dikkatinizi çekmek istediğim detay, Blockchain Teknolojileri ile Bitcoin ve türevleri arasında doğrudan bir ilginin olmadığıdır. Blockchain tekniğinin işlemlerin güvenliği açısından Bitcoin ve türevlerinin tamamlayıcısı gibi sunulması da gerçeği yansıtmamaktadır. 

Zira; sanal paraların hareket öyküsü blockchain tekniği ile karantinaya alınırken; fiyat parametrelerinin oluşma şekilleri, fahiş yükselişleri/düşmeleri aynı teknikle güvence altına alınmamaktadır.

Dolayısıyla tek taraflı bir kontrol sistemi söz konusudur. Böylesine ciddi bir konuda topluma sunulan çifte standart, ahlaki ve rahmani olamazdı. Blockchain tekniğinin yeni bir terim gibi gündeme gelmesi bizleri yanıltmamalı. Sadece, Bitcoin ve türevlerine eklemlenmesi de kabul edilemez. Nitekim Blockhain tekniği farklı isimlendirme ve uygulamalarıyla yıllardır hayatımızda yer almaktadır ve günümüzde de insanlığın yararına kullanılmaya devam etmektedir.

Allah CC neyi emrediyor?

Aslolan; işlemlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi, kronolojik ve kriminal bir altyapı oluşturacak şekilde kayda alınmasıdır.

Rabbimiz Bakara Suresi’nin 282. ayetinde; aramızda yaptığımız alış verişlerin en doğru ve güvenli bir şekilde kayda alınmasını emretmiştir.

“Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”

Rabbimiz, bu teknolojinin mühendisliğini, bizlere fraktal bir geometri sunarak, birçok örnekle öğretmiştir. Yarattığı varlıklarda blockchain adı altında kullanılan bu yönteminin yansımalarını görmemek, hayran olmamak imkansız gibidir. Maddenin temelini oluşturan atomun, devasa galaksilerin; salyangoz kabuğunun ya da çam kozalağının yapısına kadar aynı dağıtık düzenekte bu mantık örülüdür. Dağıtık bir veritabanı içerir ve düzensizlikleri belli bir düzen içerisinde üç boyutlu aleme sunar. Kendinden önce oluşan gövde ile beslendiği parçayı, yine ona bağlı olarak tekrar ederek öbekleşmiş bloklar halinde zincir oluşturur.

Maalesef; Blockchain teknolojisi, son günlerde sadece Bitcoin gibi sanal para türevlerinin kullanım alt yapısı olarak lanse edilmektedir. Bunda; bu teknolojiye verilen ismin kullanımının ilk kez sanal para konusuyla gündeme gelmesi de etkili olmuştur. Blockchain terimi, yıllardır kullanılmakta olan bu mühendisliğin bitcoin gibi batıl ve hak kavramını örten yüzlerce türevin cari uygulama alanlarının oluşturulması için de ayrıca sulandırılmaktadır. Hala; varlık nedeni, sanal paralara bağlıymışçasına ısrarla servis edilmeye devam etmektedir.

Blockchain teknolojisi, oldukça güvenilir işlem zinciri sunar.

Ancak; konu üzerinden, illegal faaliyetlere açık olan kripto paraların kullanımını meşrulaştırmaya yönelik bir algı oluşturulmaktadır. Mantık olarak hemen hemen tüm sektörlerin kullanmış olduğu bu teknoloji, bilişim sektörünün gelişmesine paralel olarak finansal işlemlerın gerçekleştirilmesinde de yıllardır kullanılmaktadır.

Oysa; geçmişten bugüne; bir binanın yapımından, muhasebe kayıtlarının yedeklenmesine dek bu teknik kullanılmaktaydı. Blok zinciri kontrol düzeneği, dünden bu güne evre değiştirerek daha sıkı bir disipline dönüşmüştür.

Sanal Para uygulamalarındaki Blockchain teknolojisinin, neden geriye dönük işlem yapılmasına izin vermediğini, bir örnekle açıklayalım.

Bir inşaat şirketi 15 katlı bir bloku inşa ederken; o daireleri satışa sunmak için, tüm dairelerin yapımını tamamlamak zorundadır. O Blokun önce temelinin, sonra; sırasıyla 1, 2, 3, 4, 5… 15. katlarına kadar tamamlanması şarttır. Şayet inşaat tamamlanamaz ise; satış da söz konusu olmayacaktır. Blok zinciri teknolojisi de bu silsilede olduğu gibidir. Yerleşiktir, zaman ve emek esaslıdır. Tıpkı; 15. katın inşaası sırasında 2.kattaki ana kolonlar üzerinde yapılmak istenen plan değişikliğinin mümkün olamayacağı gibi. Değişikliğin yapılmasına imkan verilse bile bunun maliyeti yeni bir blok inşaa etmekten daha yüksek olacaktır.

Blockchain mantığı yıllardır, farklı isimler altında, zaten kullanılıyordu.

Türkiye’de muhasebe ve finans alanında yaklaşık 40 yıldır blok zinciri tekniği kullanılmaktadır. Periyodik zamanlarda alınan yedekleme işlemleri, muhasebe ve bankacılık paket programlarında önceleri “hareket kontrol” sisteminin çalıştırılması şeklinde gerçekleştirilirdi. Çalıştırılan hareket kontrol sistemiyle, kayıtlara zaman damgası vurularak yedeklemeler yapılırdı. Her periyodik zaman, aslında; kendi içinde bir blok zinciridir. Sonrasında alınan yedekler; önceden alınmış yedekleri kapsayan, kümülatif bir üst zinciri oluşturmaktadır. Her yedek disket ayrıca muhafaza edilen disket kutularında paketlenerek sistemin tamamı kontrol altında tutulurdu. Bu disketleri arşivleme yöntemindeki amaç, hem kayıtların muhafazasını, hem de iç denetimi sağlamak ve olası suistimallerin önüne geçmekti.

Blockchain mantığı bugün de kullanılmaktadır.

Günümüz banka ve muhasebe paket programları oldukça gelişkindir. Hali hazırda yaygın olarak kullanılan paket programlarda yedekleme işlemleri hala blockchain mantığı ile yapılmaktadır. Her gün kendini otomatik olarak yedek alan programlar, her işlemden sonra, sistemdeki bütün kayıtları son işlemi de üzerine ekleyerek yedeklemektedir. Bu nedenle, serverler genellikle bir süre sonra dolar. Sorunun giderilmesi için, varsa teknik personel, yoksa; teknik servis çağırılır. Serverde yer işgal eden en eski kayıtlar silinerek yer açılır. Kurumsal firmaların bir çoğunda bu sorun vardır ve bunun tek nedeni blockchain mantığı ile çalışan paket programlardır.

Bitcoin ve türevleri ile servis edilen bu teknoloji onlarca yıldır kullanılır. Tabi ki; teknolojinin geldiği nokta dikkate alındığında daha ileri boyutundan söz ediyoruz.

Bu derece ileri teknoloji ile oluşturulacak finansal yazılım araçları milli ve manevi değerlerimize uygun olarak üretilebilir. Blockchain ya da blok zinciri teknolojisini, bitcoin gibi spekülatif, ne idüğü belirsiz, gayrimeşru araçlarla bütünleşik bir değermiş gibi konu etmeyi uygun görmüyorum. Öncelikle; bu ayrımın ivedilikle yapılarak farkındalığın oluşturulması gerekiyor. 

Aksi halde, “Faiz haram ama faizsiz bir sistem yoktur. Faiz bir dünya gerçeğidir” diyen güruh tekrar devreye girecek, kendisini, “Bitcoin’e karşıyız ama, kullanmaya mecburuz” diyen, türev bir iradeye devşirecektir.

Sadık USLU

Bir Cevap Yazın