İktisat Hareketi bir kadro hareketidir. İnsanların istikameti ve bilgi birimi birikimi ile ilgilenir.

Borç Tufanında Konkordatoya Başvuracaklara Öneri̇ler

Konkordato ilanı borç tufanı içerisindeki kişi ve firmalar için kurtarıcı bir filika gibi kabul edilse de, mücadeleden kaçıp elini taşın altına koymaktan imtina edenler de yok değil.

Hayır, o kadar da olmamalı elbet. Bu yüzden yazımızda dikkat edilmesi gereken bu hususlara da değineceğiz.

Kişi ve Firmalar Konkordato müessesesini nasıl görmeli:

Şirketler ya da bireyler alacaklı olan kişi ve kurumlara borçlarını ödeyemeyecek durumda olmalı. Yani; eğer borcunu ödeyebileceği bir malı varsa, azami gayretle onu nakte çevirebilerek ya da nakit dışı varlıkları üzerinden anlaşabiliyorsa anlaşarak borçlarını ödeyebilme olanaklarını zorlamalı. Ekonomiyi canlı tutmak amacıyla düzenlenmiş olan bu yasayı suiistimal etmemeli.

Konkordatoya kimler başvurabilir.

Ticari hayat içerisinde olan ya da olmayan her borçlu başvurabilir. Gerekçe; borçların belirlenen ödeme vadesi içinde ifasının mümkün olmamasıdır. Bu aksaklığın, yani ödeyememe durumunun giderilmesi, borçların yeniden yapılandırılması talep edilerek başvurunun kabulüne bağlıdır.

Konkordato ilanının bir maliyeti var mı?

Borcun hacmine göre değişen bir skala vardır. Bunun için öncelikle bağımsız denetçilerce hazırlanmış bir rapor ve avukatlık ücretleri maliyeti söz konusudur. Bu maliyet, şahıslarda 10 ila 20 bin TL civarındadır. Daha büyük çaplı işletme ve şirketlerde ise 200 bin TL ye kadar çıkabiliyor.

Samimiyet ve Beyan önemli

Bu süreçte konkordato ilanı için borçlunun iflastan kurtulması yönünde yapacağı başka hiçbir alternatifin olmaması gerekir. Her borcu olanın girişimde bulunması doğru bir yaklaşım değildir. Borcunu ödeyebilme potansiyeli olan her kişi ya da kurum bu potansiyeli kullanmalı, aksi taktirde hem konkordato ilanı mahkemece geri döner, hem de boşuna bilirkişi, denetçi ve avukatlık masraflarını ödemek zorunda kalabilir.

Borçlunun mevcut durumda ödeme gücü olmadığından başvuru esnasında yazılı beyanıyla hazırlanacak plan/proje doğrultusunda borcunun en az %50 sini ödeyebileceğinin sözünü vermelidir. Bu miktarın ödenebileceği yapılandırma planında belirlenene miktar ve vadelerin hazırlanan faaliyet projeleriyle desteklenebilir ve ikna edici olması şarttır.

Alacaklıların ikna edilmesi:

Konkordato ilanı ile başlayan süreç, hazırlanan ödeme planları ve bu ödemelerin sağlanabilmesi için takip edilecek projeler alacaklı olanların en az 2/3’ünün kabul etmesi gerekir

İcra takip ve haciz işlemleri bekletiliyor:

Başvurunun kabul edilmesine müteakip alacaklıların haciz yolu kapanıyor. Bankalar kredilerini talep edemiyor. İpotek, rehin ve teminat olarak verilen menkul ve gayrimenkuller satışa çıkarılmayarak kamu otoritesi tarafından geçici bir koruma sağlanıyor.

Hem Kefiller, hem Müteselsilen Kefiller Dikkat etmeli

Herhangi bir borçlu, borcunun vadesi içerisinde ödeyemediğinde ya da ödeyememe riski ile karşı karşıya olduğu durumlarda konkordato ilan etme hakkına sahiptir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken durum, hem borçlu açısından hem de kefiller açısından önemlidir.

Kefil olan her kişi, kefil olduğu borçlusunun konkordato ilan etmesi ve ilanın kabulünün sonucunda borcu ödemekle yükümlü olurlar.Bu anlamda konkordato ilan edenlerin öncelikle bu durumu göz ardı etmemeleri gerekir. Borçlular, kendisini zor bir durumdan kurtarayım derken, bilerek/bilmeyerek kendisine kefil olmuş dost ve akrabalarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilirler.

Samimi ve dürüst olarak borcunu ödeyemeyecek kimseler, elbette başvurusunu yapacaklardır. Çünkü; gidişata göre konkordato başvurusu yapılmasa bile mevcut borçların kefile yansıtılması kaçınılmazdır. Bu vakalarda normal kefillerin durumu müteselsilen kefilden farklı değildir. (Kefil: borçlu borcunu ödeyemezse sorumludur. Müteselsilen Kefil: Borcun tamamından direk sorumludur. Borçlu teamülen önceliklidir.)

Bu manada, herhangi bir kişi ya da kuruma kefil olanlar; kefil oldukları kimseleri takibe alarak, konkordato ilan etme girişimleri olup olmadığını sorgulamalıdırlar. Konkordato ilan eden/edeceklere bilgilendirilme talebinde bulunmalılardır.

Konkordato ilan süreci:

Başvurular mahkemece kabul edilirse; 3 ay süre verilir. Sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için konkordato komiseri görevlendirilir. Zaruret halinde bu 3 aylık süre en fazla 2 ay daha uzatılabilir. Yapılan çalışmalar sonucu Konkordato başvurusu kabul edilirse borçluya 1 yıllık (hazırlıklarını tamamlaması için) zaman tanınır. Gerekli görülürse hazırlanan raporla sürede 6 ay daha uzatma yapılabilir. Sonuç olarak ilanın maksimum hazırlanma süresi (3+2+12+6) olmak üzere 23 aydır.

Son Not: Konkordato ilan edecek olan her vicdan sahibinin Bakara Suresi 282.ayetin düsturu içerisinde davranmaları uygundur.

Her seferinde Borca Dayalı Sistem üzerinden yaptığımız eleştiriler de bu temele dayanıyor.

Rabbimiz; “… Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın…” diye emretmiştir.

Burada özellikle borcun yazılması gerektiğini ve borcun da sadece belli bir süre için olabileceğini emrediyor. Yani sürekli borçlanma, sürdürülebilir borçlanma gibi bir kuralın kesinlikle ticaretin içinde olmayacağını kesin olarak yasaklıyor. Borca Dayalı Para Sistemi (BDPS) nin marazası da bu emre karşı çıkmaktan kaynaklanmaktadır.

Sadık USLU

Bir yanıt yazın