Değersayım değişimi şart!

2021 yılına çok çeşitli umutlarla giriyoruz. Ya da şöyle ifade edelim. 2020’den adeta kaçıyoruz.

2021’den beklentilerimiz en azından 2020’ye benzememesidir. Sonrası için herkesin gönlünde bir şeyler vardır elbet. Lakin bizim kulaklarımızda bir taahhüt çınlıyor.

“Ekonomide büyük bir atılım yapacaz. Büyük bir çıkış yapacaz…”

Tamam, ama nasıl? Bunun paradigması ne?

İnsanların çalışmalarını yönlendiren, araştırmalarının yorumlanmasını temin eden, dünyaya ve olaylara bakış açısını şekillendiren görüşe veya fikirler dizinine paradigma denir. Bireyin kendi felsefi düşüncesine göre nicel, nitel ya da karma paradigmalardan söz edilebilir. İçinde bulunulan hâkim görüş paradigmanın altyapısını oluşturur.

Paradigma için Türk Dil Kurumu (TDK), örnek, değerler dizini, bakış açısı gibi karşılıklar verir. Ancak bunların hiç biri paradigmayı tam olarak ifade etmez. Bizim paradigma için tercih ettiğimiz ve yavaş yavaş yaygınlaşmaya başlayan kelime “değersayım” kelimesidir. Ayrı değil tek yazılır.

Gerçekten büyük bir atılım, büyük bir devrim ya da büyük bir şahlanış yapacaksanız öncelikle değersayım sorgulaması yapmak zorundasınız. Çünkü her değersayım kendi kavramsal çerçevesini oluşturur. Sonra da o çerçevenin içerisinde sistemini kurgular. Mevcut değersayımı değiştirmeden sistemi değiştiremezsiniz. Değersayım değişimi de kavramsal çerçevenin sorgulanması ile başlar. Bu işlevsel bir sorgulamadır. Başarılı bir değişim, sizi öncü ve önder yapar.

Bugün gelinen noktada eğer ekonomide çok büyük bir değişim, atılım, şahlanış yapılacaksa bunun ilk adımı kavramsal çerçevenin değiştirilmesidir. Sorgulanmasıdır. Bütün kurgu, bu sorgulamalar üzerinden yapılandırılabilir.

Bir başlangıç örneği oluşturması açısından isterseniz mevcut ekonomi ve iktisat kavramlarını ele alalım.

Ekonomi, Yunanca bir kelimedir. Daha sonra Latinceye geçmiştir. “Oikia” Yunanca ev anlamına gelir. “Nomos” ise kural, idare anlamlarına gelir. Oikia Nomos ya da Ekonomi “ev idaresi” ya da “ev yönetimi” anlamındadır. Buradaki fikir zinciri şudur: Evin idare edilmesi ailenin ve mahallenin idare edilmesinin temelini oluşturur. Mahallenin idare edilmesi de şehrin ya da devletin idare edilmesini oluşturur. Bu zincirin baklaları olarak niteleyebileceğimiz ev, aile, mahalle, kasaba, şehir, devlet, devletler üstü yapılar kurumsal yapılardır. Kısacası ekonomi deyince kurumsal yapıların idaresi veya görünümü üzerinde yapılan çalışmalardan bahsetmiş oluruz. Dolayısıyla da bu temelin sayısallaştırılması bizi genel istatistiklerin iyileştirilmesi çabasına yönlendirir. Burada dikkat çekmeye çalıştığımız husus, ekonomi kavramının ağırlık merkezinde insanın değil kurumsal yapıların yer aldığı hususudur. Dolayısıyla sistem kurgusu da kurumsal yapıların işleyişi üzerine odaklanacaktır.

Türkçemizde ekonomi kelimesinin karşılığı olarak iktisat kelimesini de kullanırız. Kavramsal açıdan baktığımızda iktisat, ekonomiden çok çok farklıdır.

İktisat Arapça bir kelimedir. Kelimenin Arapça kökü “kaf, sad ve dal” harflerinden oluşan “kasade” kelimesidir. Kelime, orta yollu olmak, ölçülü olmak, tutumlu olmak, lüzumundan fazla ya da az harcama yapmamak anlamlarına gelir. Hiçbir yönde aşırıya gitmemek anlamına da gelir.

İktisat ifadesindeki fikir zinciri de şudur: Kişilerin kendilerinin fert fert ölçülü olması ile içinde bulunulan toplumun ölçülü olacağı muhakkaktır. Yani toplumda lüzumundan fazla ya da az harcama yapılmaz. Toplumun ölçülü olması ile o toplumun oluşturduğu aile, mahalle, şehir ve devlet de ölçülü olur. Burada dikkat çekici husus, iktisat kavramının ağırlık merkezinde kurumsal yapıların değil insanın yer aldığı hususudur. Çünkü iktisadı yapacak olan insandır. Dolayısıyla sistem kurgusu da insanın davranışları üzerine odaklanacaktır.

Neticede, ekonomi ve iktisat kavramları temelde birbirinden ayrışan kavramlardır. Farklı düşün çerçeveleri oluştururlar. Ekonomi kurumsal yapıları iktisat ise insanı önceller.

İktisattaki bu anlayışı ya da ölçüyü fiyatlardan tutun da, üretime, kazanca, hizmetlere, yatırımlara, bölüşüme vb. gibi her şeye uygulayabilirsiniz. Örneğin, “para miktarı” ile üretilen mal ve hizmetler arasında ölçülü bir ilişki oluşturmak ya da denge kurmak da iktisat kelimesiyle açıklanabilir.

Şimdi bugün, içinde bulunduğumuz ekonomik krizlere karşı kendimize uygun bir çözüm üretecek isek öncelikle onun kavramsal çerçevesini oluşturmamız gerekir. Temelde, iktisat tanımını ve işlevini esas alarak çalışmalara başlamamız gerekir. Böylelikle ilk düğmeyi doğru iliklemiş oluruz. Kalan bütün düğmeler de doğru iliklenir. Yoksa zihinlerde çözemediğinizi masada çözemezsiniz. Masada çözülemeyen işler ise sahada hiç çözülmez.

Bunlar oluşturulmadan, adına ne derseniz deyin, yapılacak bütün hamle, atılım ve şahlanış sonunda kadük olur. Sonunda mevcut kurumsal yapının daha da güçlenmesine hizmet eder.

Önce meseleyi zihninizde halledeceksiniz, sonra da lisanınızda. Akabinde plan ve programlarını yapıp uygulamaya geçeceksiniz. Bu yol bir devrim yoludur.

Değersayım değişimi en büyük devrimi oluşturur.

Vesselam
Prof. Dr. Mete Gündoğan

Bu makalem 4 Ocak 2021 tarihinde İndepentedTükçe sitesinde yayınlanmıştır

Bir Cevap Yazın