Ekonomik Kölelik Sistemi

Bir şeyi başlatıyoruz dersiniz, ancak bu başlattığınız şey, aynı kuralların içinde farklı hamleler olup aynı sonuca hizmet ediyorsa; ne ekonomik istikrarı, ne büyümeyi ne de istihdamı sağlayamazsınız...

Artık bu ifadelerin genel geçer ifadeler olduğu maalesef söylemek zorundayız. Bugüne kadar yeni sistemde yapılan hamlelerin yekününden alınan sonuçlara bakarak bunu görüyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı, Ak Parti Tekirdağ 7.Olağan kongresinde; “yeni bir istikrar, büyüme ve istihdam odaklı seferberlik başlatıyoruz” dedi.

Sayın Cumhurbaşkanı, ekonomide bir reform döneminden bahsediyor.

Daha önce açıklanan programları da göz önüne aldığımızda, bu reformun neye endeksli olacağını kestirmek çok da zor değil. Sanal milli gelir rakamları, kalkınma değil büyüme hedeflemeleri, ekonomik reform tanımlamaları, kan yenilemenin son aşamasına gelmiş faizci finans sisteminin, maalesef en üst makamdan yükselen sesi oldu.

Evet, artık dünyada ve bölgesinde masada olan ve sözünü dinleten bir Türkiye var.

Dış siyasetteki başarıları, hükümetin her kesimin taktirini (bir kısmı ifade etmeseler de) alıyor. Ancak asıl mesele, milletini dinleyen bir iktidarın olmasıdır.

  • EYT’liler millettir.
  • Emekliler millettir.
  • Asgari ücretliler milletir.
  • İşsizler millettir.

Siyasal sistemi değiştirdiniz, ama ekonomik köleliği değiştiremediniz.

Faize olan bütün kızgınlıklarınız yanınızda kaldı. Belli makamlardaki şahısları görevden alarak kişilerle sorunların çözüleceği mesajı, bugüne kadar sadece biraz zaman kazanmaya fırsat vermiştir. Sistemsel oluşan sorunu çözmede bu şahıslar adım atmamış ya da arttırılmamıştır.

  • Sayın Cumhurbaşkanının ekonomik olarak yeni bir dönem denilen şey nedir?
  • 2013 yılından beri küresel elit güçlerin Merkez Bankaları üzerinden nakitsiz toplum ve parasız borçlandırma, kontrolsüz ve sınırsız kredi verme sistemine geçişle, nasıl istikrardan bahsedilebilir?

Cumhurbaşkanının yaptığı açıklamayla;
Merkez Bankası başkanının değiştirilmesi, Maliye ve Hazine Bakanının değiştirilmesi ve Merkez Bankasının açıklaması ile, bütün sistemi kapsayacak FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) olarak isimlendirilen yeni ödeme sistemi ardışık eş zamanlı yapıldı.

Bu işlemler küresel finans elitlerin dünyada adım adım uyguladığı yeni para istemine geçişte ana kurgularından biri. Bunun cazibeli yönleri şimdi öne çıkartılıyor. Ancak gerçekte var olmayan sanal para yaratarak oluşturulan batık ve ödenemez kredilerin gerçek nedenleri, bankacılık sisteminin çökmüşlüğüdür.

Küresel finans elitlerin uzantıları ile, bu çöküşün görülmesi, bu yeni finansal dille gürültü çıkartılarak engellenmeye çalışılıyor. Bu finansal sistem köleci bir sistemdir ve çökmüştür.

Şimdi Merkez Bankasının müjde gibi açıkladığı hesaplar arasındaki para transferlerinin 7 gün 24 saat gerçekleştirebileceğini ne anlama geliyor?

Paylaşılan bilgilere göre 18 Aralık 2020 tarihinden itibaren pilot uygulama olarak hizmete sunulacak olan FAST ödeme sisteminin ilerleyen dönemlerde ise kademeli bir şekilde tüm vatandaşların kullanımına açılması planlanıyor.

  • Finans sisteminin dijital ortamda reel sektörden kat be kat fazla hareket etmesi, ekonomik büyümeyi mi sağlayacak?
  • Milli gelirde halkın refahını mı arttıracak?

FAST sistemi olmayan geliri ile faturasını ödeyemeyen halkın faturalarını daha hızlı ödemesini mi sağlayacak?

Başıboş finans sistemi daha bağımsız ve 24 saat etkili hale gelecek. Zaten dijital sanal para yaratma zeminlerini yasalaştırdınız. Size bu yaptırılırken, sistem içinde sisteme bağımlı olarak yaptırıldı. Merkez Bankasına kızdınız, ama onun yasalarına dokunmadınız.

Yaptığınız her finansal düzenleme ucu FED’e uzanan iktisadi bağımlılık haline geldi.

Ne kadar kızıp kükredi iseniz, kızdığınız şey sizin ellerinizle güçlendi. Önünüze vergi ödeyemez bir halktan “acı reçete” diye vergiler getirdi. Şimdi dolaylı vergiler üzerinden bunları millete taksim edeceksiniz.

Bütçe açığını da şimdiden 155 milyardan 250 milyar olarak öngörerek…
İşte bu finansal operasyonlardır.

Sayın Cumhurbaşkanı, ekonomide temel bir söylem farklılığı ile faiz konusunda direnirken, maalesef önüne konan kağıtlarda okuduğu, fiyat istikrarı ve finansal istikrarla küresel faizci finans sisteminin, istikrarlı gelişmesi konusunda açıklama yapmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası bugüne kadar hiçbir enflasyon hedeflemesini tutturamadığını söylemişti. Merkez Bankası, sadece fiyat istikrarını hedeflediğini açıklarken, bir yandan da para üretim sistemi ile Borca Dayalı Para Sistemi ile de paranın istikrarını sürekli bozmaktadır.

Adeta tavşana kaç tazı tut uygulanmaktadır.

Şimdi bir de yeni bir şey eklendi söylemlerine, finansal istikrar…
Ne acıdır ki sözüm ona faizsiz sistem adı ile para istikrarını finansal istikrarla karıştırıp, mevcut finans düzenine hizmete devam edilmektedir.

Finansal istikrarla kast edilen şey nedir? diye baktığımızda, bunun asla parada, yani ölçüde istikrar olmadığını söyleyebiliriz. Bu, borçlanma düzeneğinin istikrarlı biçimde sürdürülmesi demektir.

Sayın Cumhurbaşkanının dolar kuru üzerinden yeni dönem parametreleri diye açıkladığı, doların düşmesini, sadece yayın gerilmesi olarak görüyoruz. O yay yüksek faizi topladıktan sonra, dolara kaçışla zamanı geldiğinde bırakılacaktır.

Sistemi Borca Dayalı Para Sistemi ile sürdürmeye karar verip, sonra da millete dönüp “acı reçete içeceğiz” derseniz, işte o acı reçeteyi de, millet %25 oy oranına çıkmış ne iktidar ne muhalefet diyen ve üçüncü bir yeni yol arayan kararsızların eliyle, siyasete ve siyasilere içireceğinden hiç kuşkunuz olmasın.

Selam ve dua ile…
Yunus EKŞİ

Bir Cevap Yazın