İktisat Hareketi bir kadro hareketidir. İnsanların istikameti ve bilgi birimi birikimi ile ilgilenir.

Yeni Düzeni Kuruluyor (5)

İslam Birliği Teşkilatı kurulma yolundadır/zorundadır!

Pakistan, Malezya, Endonezya bir bakıma D8 ülkeleri Asya Müslüman Toplulukları ve  Müslüman Türk Devletleri 
Türkiye Azerbaycan dayanışmasının sonuçları kendi hinterlandımız için çok açık derstir. Türkiye’nin önderliğinin fevkalade sonuçlar doğuracağı dostlarımız ve rakiplerimiz tarafından da anlaşılmıştır.


Elimizi çabuk tutmalıyız.

Gücümüzü, potansiyelimizi bilmemiz kurda kuşa yem olmamızın önündeki önemli engellerdendir.
Turan hayali merkezine İslam inancı ve İslam milletlerini alarak Kızılelma Yolculuğumuz başlamıştır.
Umutsuz olmayınız. 


Türk milleti dünyada tarih yazan bir millettir.

Asırlarca medeniyet inşa etmişiz. Şimdi neden olmasın? Asya’da ve Rusya’da Müslüman Türklerin yönetimde etkinliği giderek artmaktadır. DÜNYANIN DİĞER YARISI Türkiye’nin hinterlandı olmaktadır. Türkiye’nin önünde ASYA, AFRİKA ÜLKELERİ ve içinde özerk Türk devletleri olan RUSYA seçeneği var! BU DA DÜNYANIN DİĞER YARISI DEMEKTİR.

Önemine binaen ifade ediyorum; Afrika ve Asya ülkeleri yatırım ve kredi manivelası ile maalesef ÇİN’in yayılmacı işgalci politikalarının inanılmaz tesiri ve etkisi altına girmişlerdir. Ülkeler bu durumu sürdüremezler! Çin için KUŞAK YOL ve İPEK YOLU PROJESİ işgalci yayılmacı politikasını uygulaması için çok önemlidir. Onun için elimizi çabuk tutmalıyız.

Asya ülkeleri için de BAHARAT YOLU çok önemli alternatif ticaret yoludur. D8 Üyesi MALEZYA gibi ENDONEZYA da çok önemli ülkelerdir. Türkiye gücünü ve hinterlandını değerlendirmek zorundadır!

Dünyada ise yaklaşık dört yüz milyon Türk yaşamakta ve dünya dilleri arasında yaygınlık bakımından Türkçe dördüncü sıralardadır. Bir başka gerçek de dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türklerin yüzde doksan dokuz mertebesinde Müslüman olmalarıdır. Az miktarda Hristiyan ve Musevi Türk nüfusu vardır. Macarlar, Bulgarlar Hristiyan Türktürler. 


Yeter ki kendi gücümüzün farkında olalım ve  birlik beraberliğimizin önemini idrak edelim.

Rusya’da ve özerk bölgelerde yaşayan Müslüman Türk nüfusu hiç de yabana atılacak oranda değildir.
Rusya’nın geleceği, komşusu Müslüman Türk Devletleri ve Özerk Müslüman Türkler üzerine egemenlik kurmasında değil, iş birliği ve ortaklık tesis etmesinde olduğunu anlaması ve buna göre stratejisini tekrar oluşturmasından geçtiğini Rus yöneticiler ve Rus halkı asla unutmamalı ve anlamalıdırlar.

Yüzyıl önce Türk devletinin şemsiyesi altında olan Suriye, Irak, Yemen, Libya ve diğerleri can mal emniyeti, huzuru içinde yaşamaktaydılar. Bugün Türkiye’nin şemsiyesi altında yaşamış milletlerin tercihlerine bırakılsın emin olunuz hemen tamamı tekrar Türk devletinin hamiyetperver ve adil şemsiyesi altına girmeye dünden razılar ancak satılmış iş birlikçi yöneticiler bu durumu asla istemezler.

Bizim iftihar etmemiz gereken, göğsümüzü gererek anlatmamız gereken tarihimiz var. Batılı tarihçiler; “Türkler olmasaydı dünya tarihi yazılamazdı” diye ifade etmekteler.


Türk Milleti; Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Gürcü ve diğer milletlerden oluşmaktadır.

Bundan böyle çağdaş normlarda ekonomik gelişmenin sanayi ve kalkınmanın sağlanması ile de tarihi yeniden Türkler yazacak ve 21. yy Müslüman Türklerin yüzyılı olacaktır. Türk Devletleri Teşkilatı Türkiye’nin önderliğinde gerçekleştiği gibi Müslüman Topluluklar ve Müslüman Türk birliğinin kurulması Türkiye’nin önderliği ile gerçekleşecektir.

D8 Teşkilatı devletleri bir an önce ilişkilerini her alana yaymalı, güç birliği yapmalıdırlar. Burada gene Türkiye’nin önderliğinde ihtiyaç vardır. D8’i Merhum Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın kısa koalisyon hükümeti (Refah-Yol) sırasında kurduğunu ve maksadını unutmamalıyız. D8 ülkeleri sadece savunma amaçlı batılı ülkelere beş yüz milyar doların üzerinde para ödemektedirler. Buna son verilmeli, bu ülkelerin savunma sanayi ile hem sömürülmelerinin hem de bağımsızlıklarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.


Yiğit düştüğü yerden kalkar.

Türkiye’nin tarihi birikim ve tecrübesi bu beklentiyi doğurmaktadır. Onun için her fırsatta ifade etmekteyiz, dünya mazlumlarının kurtuluşu ve içinde bulundukları sıkıntılarından kurtuluş umutları Türkiye’dir. Mazlum milletlerin beklentileri Türkiye’ye sorumluluk yüklemektedir.

Türk Devletleri Teşkilatı İslam dünyası ve İslam ülkeleri ile entegrasyonunun sağlanması ve iki milyara yakın nüfusa sahip İSLAM ÜLKELERİ İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATI olması  İSLAM DÜNYASI ve MÜSLÜMAN TÜRK DÜNYASI için hayati öneme haizdir. Bunun için çok süratle sadece ekonomik işbirliği ile kalmamalı savunma ve kültürel işbirlikleri de kurulmalıdır.

Aralarında ticaret aracı olarak dövizi çıkarmaları kendi paraları ile ya da takas yoluyla yapmaları dövize olan bağımlılığı kaldıracaktır.

Ve inşallah mazlum milletlerin ve Müslüman topluluklar ve halkı Müslüman Türk Devletlerinin birlik ve beraberliğini Türkiye ve aziz Türk milleti sağlayacaktır. Bu şerefli görev milletimize nasip olacaktır.

Yeter ki kendi gücümüzün ve sorumluluklarımızın farkına varalım.


Vesselam…

Halis ÖZDEMİR