Yunus Ekşi: “Müftüler faize nasıl fetva verdi !?”

Her kurban bayramı yaklaştığında, mikrofonlar müftülere uzatılır.
Onlarda dinin tek otoritesi gibi genel verilmiş fetvalara bakarak, bir biri ile çelişmemeye, diyanetle ayrı düşmeden aynı şeyleri tekrar ederler.

Kurban ibadeti hakkında her sene sorulan klasik sorulara cevap verirken o kadar rahat ve endişe duymadan cevap veriyorlar ki; ortak bir beden dili haline gelmiş.

Bu konuya geçtiğimiz yıl bir makale yazmıştık. O makalede kredi kartları ile kurban kesmenin faizli borç almak olduğunu, sistemin işleyişini ayrıntılı olarak anlatarak ortaya koymuştuk. Adana  il müftüsünün whatsapp guruplarında verdiği bu fetvayı önce ortaya koyacağız. Sonra bunun Allah ve elçisi (peygamber) ile nasıl bir harp olduğunu yazacağız.

Sayın Müftü beyin paylaşımı aynen şöyle oldu:

’Soru: Taksitle, vadeli veya kredi kartıyla kurban satın alıp kesmek caiz midir?
Cevap: Evet, caizdir. Kendisine kurban kesmek vacip olan kimse, taksitle senet imzalayarak veya kredi kartıyla bir kaç ayda kıymetini ödemek üzere kurbanlığı satın alıp kesmesi caizdir. Tabi vakti geldiğinde borcunu ödemesi gerekir. Yoksa faize girer ki faiz haramdır.

Peşin 1400₺, vadeli 3 ayda ödemek şartıyla 1500₺ ye kurbanlık hayvanı satın alıp kesmek caizdir.
Çünkü bu şekillerde alınan kurbanlık hayvana, peşin alınanlar gibi sahip olunur. Yani satın alanın tam mülkiyetine geçmiş olur. Kurban helal kazançla satın alınır. Haram kazancın kurbanı da, zekâtı da olmaz. (Dr. Hasan ÇINAR, Adana İl Müftüsü)’’

Görüldüğü gibi sorunun cevabı, her hangi bir gerekçeli Kur’an ayeti ile veya Peygamberimizin uygulaması ile ortaya konmuyor. Bankalarla ilgili bazı ilahiyatçıların danışmanlıkları üzerinden olumlu fetvaları, müftülerin de sırtını dayayıp, gönül rahatlığı ile fetva verdikleri yer olduğu anlaşılıyor. Çünkü söylediklerinin ne Kur’an’dan ne de Peygamberimizin uygulamasından tek bir delilleri yoktur.

Şimdi gelelim müftülerin örtülü bu faize davetine…

Müftüler kredi kartı ile kurban kesilir, caizdir fetvasını verdikten sonra, pek sorulara alışkın değillerdir. Çünkü ezberleri bozulur. Kendilerine biçilmiş din adamlığı rütbesi endişesini taşıdığını görüyoruz.

Borçla kurban kesilir mi?

Kurban mali gücü olan insan için yerine getirmesi gereken bir ibadet. Bu konuda kurban kesmenin sünnet, farz ve vacip olduğu üç farklı düşünce var. Bu üç düşüncede paran yoksa borca girerek kurban kesmenin doğru olmadığını, borçlanarak bir mali ibadeti Allah kullarına yükümlülük olarak yüklemediğini, dolaysıyla borçlanarak kurban kesmenin yanlış olduğunu söylerler.

Taksit, borçtur. Diyelim ki parasını ödemediğiniz ve sizin malınız olmayan bir kurbanı kestiniz. Müftü efendi senetle taksit yapabilirsin diyor. Peki, bir iki senedi ödedin, diğerlerini ödeyemedin. Bu durumda senet hacze gitti. Davalık konusu oldun. Bu çekte olabilir. Aldığın kurbanın parasını borçlanarak kurban kestiğin için mahkemelik oldun.  Sizi taksitle kurban kesmeye yol açan müftüler, o mahkemede sizin yanınızda olmayacak. O senet ve çeklerden ödeyememekten dolayı geçen zaman için birde kanuni faizlerini ödeyeceksiniz. Mahkeme ve avukatlık masrafları da hariç.

İşin bu tarafını, taksitle kredi kartı ile kurban kesilir fetvasını veren müftüler düşünmezler. Ama taksitle, vadeli veya kredi kartı ile kurbanın kesileceğine tek bir İslami kaynaktan delili olmadığı halde, tıpkı Adana müftüsü gibi birçok müftüler caizdir/uygundur demeye devam ediyorlar.

Vakti geldiğinde kredi kartı borcunu ödese, kredi kartı ile kurban kesebilir mi?

Çok doğal olarak, kredi kartını zamanında ödediğinizde bir sorun olmayacağı, kesinlikle faize bulaşmayacağı, kurban ibadetini faizsiz bir şekilde kredi kartını kullanarak yerine getirebilirsiniz diyor müftüler.

Tane tane anlatacağım şimdi. Yukarıda bir ilkeyi hatırlatalım. Borç alarak bir mali ibadet yerine getirilmez. Dinen böyle bir sorumluluğunuz yok.

Kredi kartı size verilmiş bir borçtur!!

Kredi borç demektir. Zaten kredi kartınızda size tahsis edilen limitli parada sizin değil, bankanın parasıdır.
Mevcut bankacılık sisteminde her borç faiz üretir. Bankacılık sisteminde adı ne olursa olsun, borç varsa faiz var demektir. 

  • Peki, banka size kredi kartını kullandırarak neden borcu bedava versin? 
  • Kredi kartının, kurban taksitlerini zamanında ödeseniz( veya başka her hangi bir şeyi) bankanın karı ne olacak?
  • Banka size kredi kartını kullandırırken, kendisi hiçbir şey kazanmayacak mı? 
  • Siz zamanında parayı ödediğinizde, banka sizden bir şey kazanmadığını mı sanıyorsunuz?

Evet, bu konuda fetva veren müftüler böyle sanıyor ki kredi kartını kullanarak kurban kesenin, faize girmemiş olduğunu sanıyor. Siz de faiz vermediğinizi düşünüyorsunuz.

Kredi kartı kullanıldığında banka nasıl para kazanıyor şimdi onu basit biçimde anlatalım.

Kredi kartı kullanımında üç taraf var. Banka (aradan faiz geliri alan, aksi halde bir geliri olmaz) borçlanan ve alacaklı olan. İki reel kişi arasında alacak verecek bilinir. Bankada bu bilinen rakam üzerinden operasyonu yürüterek faiz geliri elde eder. Çünkü mevcut sistemde kredi konusu olan her şey bir para maliyeti ile karşı karşıyadır.

Diyelim siz 3 taksit yaptınız kurbanı aldınız. Kesip yediniz, dağıttınız. Taksitleri geciktirdiniz ödeyeceğiniz faizdir. Burada aldığınız kurban üzerinden banka, yüksek faizleri size ödetir. Bu durumda Kurban ibadetinize faiz bulaşır ve Allah katında bu ibadetiniz kabul olmama gibi istenmeyen durum olur.

Diyelim ki siz taksitlerinizi zamanında ödediniz. Alıcı sizin taksitlerinizin bitmesini beklemeden komisyon(faiz) ödeyerek parayı aldı. Bankaya parayı siz yatırmadığınız için, banka sizin yerinize para satarak, o paraya yüksek faiz uygulamıştır. Yani siz zamanında da ödeseniz banka sizin kredi kartınızı kullanmanızdan dolayı işlem miktarı kadar faizle parayı alıcıya satıyor. Kurbanı kredi kartı ile kesen olarak siz buna vesile oldunuz. Alacaklı da kurban taksitlerini bekleyemeyeceğine göre bu faizi ödeyecektir.

Şimdi reel durumda gerçekleşmesi çok zor olan bir diğer durumu da sorgulayalım. Diyelim ki, siz taksitlerinizi zamanında ödediniz, alıcıda taksit zamanlarını bekledi. Ne siz faiz ödediniz, ne alıcı.  

  • Bu durumda banka ne kazanacak?
  • Peki, bu durumda faiz nerede?

İşte burası çok önemli bir noktadır. Kredi kartının kullanılması ile kullanıldığı miktarda banka sanal para yaratır. Yani kredi talebi, para yaratmaya neden olur. Bu parayı da banka sisteminde muhasebesini düzenleyerek yaratır. İşte bu kredi talebi ile yaratılan mevduattır. Yani kredi kartını kullananların hesabı borçlandırılır. Bu borçlar, mali tablolarda banka sisteminde faiz üretir. Banka hiçbir borç üretimini faizsiz üretmez. Nerede bir borçlandırma varsa banka sisteminde mutlaka orada bir faiz vardır. Çünkü paranın kendisi borca dayalı üretilerek faiz üretiyor. Bankacılık sistemi özünde borç üretir. Bunun için kredi kartı sadece borç üreterek faiz geliri elde etme araçlarından sadece biridir.

Konuyu kurban üzerinden giderek somutlaştıralım biraz daha. Türkiye’de kurban bayramında diyelim 5 milyar TL tutarında, kredi kartı üzerinden taksitle kurban satıldı. Bu bankacılık sisteminde 5 milyar mevduat yaratmak demektir. Sitemde her mevduat borç verilebilir demektir. Bu, kurban ibadeti üzerinden oluşturulan 5 milyar TL borç vermek demektir.  Tabi bununla da kalmaz, bu oluşturulmuş mevduatlar, banka sistemine geri dönüşüm ile(Kısmi Rezerv Sistemi ile)  defalarca tekrar tekrar, her yeni mevduat yaratılırken karşılık oranı merkez bankasına yatırılarak, satılır. Böylece aynı sanal oluşturulmuş para defalarca faiz üretir.  Artık sanal parasal tiyatrosu kurban üzerinden yapılan harcamalar olarak başlamış ve bankalar tarafından kat be kat arttırılarak yeni borç olarak verilmiştir.

Bunlar zaten dijital ortamda sanal gerçekleşir. Ödenmesi mümkün değildir. Piyasada böyle bir para zaten yoktur. Ödenemeyen bu sanal borçlandırmalar, kişileri önce yüksek bileşik faiz cenderesine sokar. Sonra hukuki süreçle hacizler başlar. Borç tuzağı ile ekonomik sıkıntıya milleti sokan bankalar; sömürücü kredi modeli ile egemenliğini bu şekilde toplum üzerine devam ettirirler.  Özetle herkes banka borç kölesi haline gelmiştir.

Şimdi, kredi kartı ile taksitli kurban kesilir diyen müftüler, iyi niyetle söylemek gerekirse bilmediklerini de bilmiyorlar. Bu fetvaları onları,  ahirette de çok büyük bir sorumluluğun altına sokuyor. İşleyişini bilmedikleri bir finans düzeneğini her fırsatta anlattık.

Her zaman söylüyoruz, niyetimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. Ama bazen bağcıyı da dövmek gerekir.

Selam ve dua ile…
Yunus EKŞİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir