Sadık Uslu: “Para, Finans ve Kripto türevi”

Kripto türevlere, “kripto para” ismi verilmiştir. Oluşma biçimi, aynı olmasa da finans paralara benzer. Kripto Paralar esasen, para kavramını karşılamaz. Söylem olarak para diyoruz, ancak finans argümanlar gibi kripto türevler de para değildir. Bu türevlere; ancak, paranın yerine kullanılmak istenen, gerçek olmayan, zorlama paralardır, denilebilir…

Para; kıymeti kendinden menkul mal ve hizmetler veya onun yerine geçecek borç ve alacağın ödeme yükümlülüğüdür. Bu yükümlülükler kayıt olarak da tutulabilir. Para, fiziki varlıkların kendisi ya da temsilidir. Temel manada para, bu çerçevede ele alınmalıdır.

Tarihi süreç içerisinde, yeryüzünde birçok şey para olarak kullanılmıştır. Öncelikle; insanın en sık ihtiyaç duyduğu şeyler para olarak kullanılmıştır. İnsan; yeme, içme, güvenlik gibi ihtiyaçlarını daha kolay karşılayabilir olmuştur. Böylece; paranın hayatı kolaylaştırması sağlanmıştır.

Parayı mal ve hizmetlerden ayıran en temel özellik, isminden de anlaşılacağı gibi “pare”lere bölünebilmesidir. Örneğin; tarlada bir gün marabalık etmiş birine, ücret olarak bir inek vermezsiniz. Çünkü; aldığınız hizmetin kıymeti çok daha küçüktür. Bir ineği de kırk parçaya bölemezsiniz.

O hâlde; mal ve hizmetin yerine geçebilecek, elinizdeki kıymetin anlam, bütünlük ve işlevini bozmayacak bir formül olması gerekir. Bu da paradır. Aldığınız mal veya hizmete karşılık gelen değer ne kadarsa; paranın bölünebilir olmasıyla, bu değerin takasına olanak ve uygun zemin sağlanmış olur.

Paranın temel görevlerinden biri de mal ve hizmetlerin en geniş şekilde arz edilmesine imkan vermesidir. Bu konuyu “Paranın Doğumu: Kadim arz kültürü” başlıklı yazıda detaylıca işlemiştim. Para, ilk insandan finansal sürece dek, mal ve hizmetlerin yerine ikamesi/tamamlayıcısı olmuştur. Böylece; paraya dair fonksiyonlar ortaya çıkmış, paranın en iktisadi şekilde kullanılması sağlanmıştır.

Paranın temel üç fonksiyonu şunlardır;

  • Para, değişim aracıdır.
  • Para, değer ölçüsüdür.
  • Para, değer depolama aracıdır.

Şimdi de finans argümanlarından bahsedelim;

Paranın finansa eğilimi hep olmuştur. Faiz, bu eğilimin doğrudan hâlidir. Bu eğilim kendini göstermekten çekinmese de; paranın politika aracı olma özelliğini ortaya çıkarmıştır. Finansın, sosyolojinin içerisine girişi de politik çerçevede, daha sinsi şekilde ilerlemiştir. Gerçek anlamda serbest pazar şartlarının hâkim olduğu hiçbir toplumda, finansın bu derece ilerlemesi mümkün değildir. Çünkü; serbest piyasa şartları sağlam parayı öne çıkarır ve cari kılar. Sağlam para, serbest pazar mallarının doğrudan takasını ya da kıymetli madenlerin tedavülünü zaruri kılar. Bunun dışındaki farklı argümanlara geçit vermez.

Finans, kavram olarak Fransızca’dır.

Finans, ceza kesmek, vergi ödemek anlamlarına gelir. Ceza ve vergi ödeme kavramları bize, belli bir otoritenin hâkim olduğu pazarlara, yine aynı otorite tarafından müdahâlenin yapıldığı bilgisini verir. Dolayısıyla; bu müdahâle, pazara ek bir maliyet getirmiştir. Bu da; pazarda yapılan her alış verişin, pazar dışında yapılan bire bir alış verişe göre daha maliyetli olduğu/olacağı anlamına geliyor. Finansın, pazara müdahil olduğu en masum etkidir bu. Finansal süreçle birlikte, serbest pazarlar da yok olmaya başlamıştır.

Başta devletler ve nüfuz sahibi özel kişiler (ortaçağın din adamları (papalık), şövalyeler, burjuvazi vs) finansal düzenin tesis edilmesini sağlamışlardır. Finansal türevlerle, paranın etkin işlevi de yok edilmiştir. Para, finansın sömürüsü hâline getirilmiştir. Finansın aktörleri, para üzerinden tüm dünya toplumlarını sömürmüşler, insanlığı köleleştirmeyi amaç edinmişlerdir.

Finansal sürece geçişle birlikte paraya, yeni bir fonksiyon daha eklenmiştir. Bu uygulamalar sonucu, paranın politika aracı olduğu keşfedilmiş ve kullanılmıştır.

  • Para, artık politika aracıdır.

Kripto Türevleri Para mıdır?

Son olarak kripto paralar ile finansın da tozu atılmaktadır. Bu paralarla finans argümanlar, kripto argümanlara çevrilmektedir. Bu çevrimde kripto paraların tekrar finansa dönme fikri yoktur. Yani; kripto paralarla; Dolar, Euro, TL gibi finans paralara geri dönme düşüncesi hesap edilmemiştir. Kripto para sisteminin yaygınlaşması; böylece finans paraların kullanıcılara sağladığı kurumsal güvencenin de ortadan kalkma süreci işletilmektedir.

(Kripto türevlere, “kripto para” ismi verilmiştir. Oluşma biçimi, aynı olmasa da finans paralara benzer. Kripto Paralar esasen, para kavramını karşılamaz. Söylem olarak para diyoruz, ancak finans argümanlar gibi kripto türevler de para değildir. Bu türevlere; ancak, paranın yerine kullanılmak istenen, gerçek olmayan, zorlama paralardır, denilebilir.)

Kripto paralar “ha” denilince satılacak paralar değildir.

Zira; bu paralar, finans gibi değil, mal gibi işlem görmektedir. Bir malın fiyatı, o malın arz edilmesi sonucu alıcı tarafından satın alınmasıyla belirlenir. Alıcının fiyatı belirlemesi, alım-satım işlemi sonucu fiyatın realize olması demektir.

Kripto para borsa işlemleri, finans argümanların takasıyla yapılan satışlar sonucu gerçekleşir. Altın, gümüş gibi sağlam paralarla kripto para satın alamazsınız. Mutlaka finansal türevlerle almalısınız. Sistem kurgusu bu şekildedir. Finansın politika aracı olması nedeniyle, kripto paraların takibi, finans otoriteleri ve bağlıları açısından zorunludur.

Mevcut Borca Dayalı Para Sistemi içerisinde, Thodex benzeri vakalar, finans sisteminin borç yükümlülüğünü hafifletir. Bu vakaıların sayılarının artarak devam etmesi, büyük finansal bir operasyonu da başlatabilir.

Finansal sistem, Thodex olayında kaçan vurguncudan ziyade; kripto parayla işlem yapan kullanıcıları da sorgulamalıydı.

Çünkü; bu kullanıcılar, mevduat hesaplarındaki finans argümanı (Dolarları) vererek, bunun karşılığında kripto paralar almış ve bu pazarı genişletmişlerdi. Bir anlamda finans para pazarını kriptoculara açmışlardır. Bu mantık çelişkisinden de anlaşılacağı gibi, finans sistemi ile kripto para sistemi entegre çalışmaktadır. Bu bakımdan dijitalleşmeyi doğru okumak ve doğru anlamak gerekir. Bu tip finansal kurgularla, ciddi pazarlıklar yapılmalıdır.

Devletimizin, dijitalleşme sürecinde bizim payımız nedir? diye sorması araştırması, meseleye daha dikkatli yaklaşması lazımdır.

Selam ve dua ile.

Sadık USLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir